http://ahmetturkan.blogcu.com

PİKNİK ALANLARI

7/8/2009 · Kategori: Hayata Dair

6 büyük ilin en güzel piknik alanları

"Hafta sonu pikniğe gideceğim ama nereye gitsem" diye düşünüyorsanız işte size 6 büyük kentte kafanızı en rahat dinleyebileceğiniz doğal cennetlerin listesi

Hafta sonu gelince sepetini, mangalını alan kendini bir dağ başına, bir ağaç altına ya da bir deniz kenarına atıyor. Şehrin stresi geride bırakılıyor, mangallar yakılıyor, salıncaklar kuruluyor, gel keyfim gel!

Ancak piknik yapmanın da bir şekli, daha önemlisi bir yeri var. Her yerde ulu orta mangalı yakıp ortalığı toz dumana vermemeli. Üstelik piknik zevki kadar gerçek olan bir şey daha var ki o da kene tehlikesi. Yaz sıcağında hafta sonu tatilini keyifli geçirmek isteyenler için ülkemizin piknik haritasını çıkardık.

***

İstanbul'un piknik alanları

Belgrad Ormanları: Istranca Dağları'nın güneydoğu yönünde alçalarak İstanbul Boğazı'nda sonuçlanan Belgrad ormanı, Avrupa yakasında bulunuyor. Belgrad'da tavşan, tilki, yaban ördeği ve çulluk gibi hayvanlar yaşıyor. İçinden derelerin geçtiği Belgrad'da düzenlenmiş piknik alanları, serbest oyun alanları var. Spor yapmak isteyenler "Sağlıklı Yaşam Parkuru"nda yürüyebiliyor. Bölge, Bahçeköy'ün içinden Sarıyer'e inen Çayırbaşı Caddesi üzerinde. Büyükşehir belediyesi tarafından kenelere karşı ilaçlama yapılıyor.

Fatih Ormanı: Fatih Sultan Mehmet'in adını taşıyan önemli bir mesire yeri. Bisiklet tutkunlarının sıkça uğradığı Fatih Ormanı, geniş çocuk bahçesiyle çocukların da ilgisini çekiyor. Maslak Büyükdere Caddesi-Sarıyer yolu üzerindeki Bahçeköy tabelasını takip edin.

Azizpaşa: Maslak, Gültepe, Levent, Kağıthane, Eyüp gibi yerleşim yerlerine yakınlığı, ilginç bitki örtüsü ve geniş piknik alanlarıyla çok tercih edilen bir bölge. Azizpaşa Maslak'tan aşağı inen Cendere yolu üzerinde sağ tarafta. Bölgeye, Hasdal üzerinden Kemerburgaz'a gelip sağa dönerek ulaşabilirsiniz.

Marmaracık: Karadeniz kıyısında küçük bir koyda sırtını çam ağaçlarına dayamış bir bölge olan Marmaracık, balık tutmak, yüzmek, doğa yürüyüşleri, kamp, plaj gibi olanaklarıyla son zamanlarda özellikle gençler tarafından tercih ediliyor. Bölgede ahşap evler, kır kahvesi, lokanta, mini golf sahası ve yelken tesisleri de yer alıyor. Marmaracık koyuna Sarıyer üzerinden ulaşılan Rumelikavağı'nı geçtikten sonra sola dönüp sahili takip ederek ulaşabilirsiniz.

İnceğiz: Üç büyük mağara ve göğe uzanan ağaçlarla kaplı. İnceğiz Mesire Yeri'ne, Çatalca'dan Subaşı'na giden asfalt yolun 3. kilometresinden sola dönerek, yaklaşık 6 kilometre yol aldıktan sonra ulaşılıyor.

Kaymakdonduran: Boğaz'ın girişine uzanan Beykoz'da suyunun soğukluğu ile ünlü bir yer olan Kaymakdonduran'da, ahşap masalarla donatılmış çimenliklerde harika bir piknik yapabilirsiniz. Bölgeye Beykoz-Akbaba Köyü istikametinden 3 kilometre sonra ulaşılabiliyor.

Avcıkoru: Zengin bitki örtüsüne sahip mesire yerlerinden biri. Avcıkoru'ya Üsküdar-Şile TEM Otoyolu'nun Ömerli mevkiinden 5 km sonra ve Şile yönünden de 10 km sonra otoyola cepheli girişi bulunuyor.

Elmasburnu: Karadeniz'in kenarında uzun kumsalı, çam ormanı ile birçok tatil merkezinin bile ötesinde bir yer. Tepeden denizin içine kadar inen kayalıklar, özellikle zıpkınla balık avcılığı için ideal. Bölgeye TEM bağlantılı Kavacık mevkiinden Riva'ya kadar uzanan otoyol ile 20 dakikada ulaşabilirsiniz.

***

 

Konya'nın piknik alanları

Kozağaç Parkı: Meram'da bulunan Kozağaç Parkı'na, Kayalıpark veya Alaaddin Tepesi'ndeki otobüs duraklarından Kozağaç otobüsüne binerek gidebilirsiz. Türlü ağaçlarla bezeli, süs havuzları olan bu parkta gölgede piknik yapmanın tadını çıkarabilirsiniz. Kocağaç Parkı'na gideceklere bir uyarımız var: Özellikle hafta sonları yoğunluk yaşandığı için ne kadar erken giderseniz o kadar iyi olur.

Dutlu Kırı: Meram ilçesi sınırlarında bulunan park şehrin biraz dışında. Dutlu Kırı Parkı'nda spor tesisleri, piknik alanları, koşu ve yürüyüş parkurları ile yüzme havuzları bulunuyor. Hem piknik hem de spor yapmak isteyenler için ideal bir yer. Toplu taşıma için gideceklerin Lalebahçe otobüsüne binmeleri gerekiyor.

Yerköprü Şelalesi: Bu mesire yeri Konya'nın Hadim ilçesine 15, Konya'ya ise 110 kilometre uzaklıkta... Şelaleye şöyle ulaşılabilir: Konya'dan Karaman istikametinde giderken, sağ tarafta Güneysınır ilçesi tabelası görünür. Güneysınır ilçesini geçtikten sonra Gürağaç beldesini de geçip soldaki küçük tabelayı atlamadan şelale yoluna dönülür. Habiller köyünü geçildikten sonra 7-8 km sonra karşınızda 20 metre yükseklikten akan ve Akdeniz'e doğru süzülen muhteşem şelale ile karşılaşabilirsiniz. Masraftan kaçmayanların gidebileceği bu piknik yeri görenleri büyüleyen bir güzelliğe sahip.

***

 

Mersin'in piknik alanları

Papazın Bahçesi: Mersin'in Çamlıyayla ilçesi sınırları içinde bulunan Papazın Bahçesi'ne Çamlıyayla-Tarsus asfaltı üzerinde Çamlıyayla'ya 7 km mesafedeki Fakılar yol çatından doğuya dönülüp 15 km ilerleyince varılabilir. Yolun tamamı kızılçam ormanları içinden geçiyor.

Karaeski: Mersin'in Mut İlçesi sınırları içerisindeki Karaekşi Mesire ve Piknik yeri, çınar ağaçlarıyla kaplı bir mekan. Karekşi piknik yerinde birbirini izleyen 8-10 kadar alabalık üretme havuzları da var. Burada piknik ve doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz.

Kadıncık Gölü: Kadıncık Vadisi'ndeki Kadıncık Suyu üzerine inşa edilen hidroelektrik santralına ait çok güzel bir baraj gölü. Kadıncık Baraj gölüne Tarsus-Çamlıyayla yolu ile gidilebildiği gibi Tarsus-Pozantı otoyolunun Çamalan mevkiinden Çamlıyayla'ya giden asfalt yolla da gidilebilir. Tarsus'a uzaklığı yaklaşık 75 km. civarındadır.

***

 

Gaziantep'in piknik alanları

Dülükbaba: Antep'e 4 kilometre uzaklıkta bulunan Dülükbaba ormanları, karaçam ve sedir ağaçları ile kaplı. İlin kuzey ve kuzeybatısını çevreleyen 40 kilometrelik alanı ile Türkiye'nin elle dikilmiş en büyük koru ormanlarından biri. Dülükbaba ormanları içerisinde 5 günde 5 bin kişinin yararlanabileceği kamp kurma ve karavanlarla konaklama imkanları mevcut. Dülükbaba ormanlarına, Yeşilkent-Başpınar dolmuşları ve belediyenin OSB seferi yapan otobüsleriyle ulaşmak mümkün.

Burç Ormanları: Gaziantep Hayvanat Bahçesi'nin de içinde bulunduğu Burç Ormanları şehrin hemen yanı başında yer alıyor. Büyükşehir Belediyesi'nin merkez Balıklı duraklarından yarım saatte bir Hayvanat Bahçesi'ne kalkan otobüsleriyle Burç Ormanları'na ulaşabilirsiniz.

Alleben Göleti: Büyükşehir Belediyesi'nin yakın bir zamanda kurduğu Alleben Göleti Piknik ve Spor Alanı göl kenarında spor ve piknik yapmak isteyenlere imkan sunuyor. Sarıgüllük Mahallesi'ndeki Masal Parkı yanından Allaben Göleti'ne ulaşım için otobüs seferleri düzenleniyor.

***  

 

ANKARA'nın piknik alanları

Nallıhan Hoşebe Mesire Yeri: Eski İstanbul yolu üzerinden gidilebilecek bu alan, Ankara'ya 135 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Mesire yeri içerisinde çocuk oyun alanı, çeşmeler ve otopark yer alıyor. Kuş Cenneti de var.

Bala Beynam Mesire Yeri: Ankara'ya 45 kilometre mesafedeki mesire yerine Ankara-Bala karayolu üzerinden 45 dakikada ulaşılabiliyor. Son yıllarda yapılan çalışmalarla modern bir mesire alanı haline getirilen çam ormanında tuvalet, oyun alanı ve otopark bulunuyor.

Kazan Kurtboğazı Barajı: Ankara'ya 56 kilometre uzaklıkta. Ayrıca belediye tarafından Kazan ilçe merkezinde bulunan mesire alanında mangal yakılabilecek piknik alanı yer alıyor.

Kızılcahamam: Ankara'nın 'oksijen deposu' olarak adlandırılan, Başkente 75 kilometre uzaklıktaki Kızılcahamam'da günübirlik geziler için uygun mekanlar var. Yabani gül, çilek ve fındık, ahlat, ardıç, meşe, karaçam ve çeşitli kır çiçeklerinin doğal yaşam alanı olan Soğuksu Milli Parkı ile çok sayıda yaban hayvanına ev sahipliği yapan Çamkoru ve Akyarma mesire alanları Kızılcahamam sınırları içinde yer alıyor.

Doğal güzelliğiyle Karagöl: Çubuk ile Kızılcahamam arasında, Kavak Dağı ile Yıldırım Dağı eteğinde küçük fakat çok derin, krater bir göl olan Karagöl, mükemmel bir doğal güzelliğe sahip. Çubuk'a yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta olan Karagöl'ün her iki tarafı yamaçlarla çevrili. Etrafı çam ve dağ kavağı ile kaplı. Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp kafasını dinlemek isteyenler için sık sık gidilmesi gereken doğal terapi mekanları arasında geliyor Karagöl...

Atatürk Orman Çiftliği: Ankara'nın merkezinde bulunan yerlerden biri. İçinde piknik alanlarının yanı sıra hayvanat bahçesi de olan Atatürk Orman Çiftliği, Ankaralıların en sık gittiği yerlerin başında geliyor. ***

 

İZMİR'in piknik alanları

Buca Gölet: İzmir'in en gözde piknik yerlerinin başında geliyor. Buca Belediyesi tarafından 1999 yılında hizmete sokulan göletin çevresinde, sosyal tesisler, amfi tiyatro, piknik alanları ve hobi bahçeleri var. Gölet'e, Balçova, Karşıyaka, Bornova ve Gaziemir'den Aydın otobanının bağlantı yolları ile Buca üzerinden Kaynaklar-Belenbaşı köy yolu takip ederek ulaşılabilir.

Yamanlar Karagöl: Yamanlar Dağı'nda bulunan Karagöl, Karşıyaka ilçesine 27 kilometre uzaklıkta. Örnekköy yolu kullanılarak özel araçlarla gidilebilen Karagöl, etrafı çam ağaçlarıyla çevrili bir krater gölü. Yolunun virajlı olması ise bölgeye ulaşımı biraz zorlaştırıyor.

Meles Deltası: Burası şehir merkezine oldukça yakın. Karşıyaka'dan Konak istikametine giderken Altınyol üzerinde bulunan Meles Deltası'nda bulunan parktaki evcil ördekler, renkli görüntüler oluşturuyor. Deniz kenarındaki alan, son yılların gözde piknik yerleri arasında bulunuyor.

Sasalı (Çiğli): İzmir Büyükşehir Belediye tarafından Çiğli ilçesine bağlı Sasalı'da kurulan Kent Ormanı ve Piknik Alanı, kısa süre önce hizmete sokuldu. Alan, kent halkının piknik alanına duyduğu ihtiyacı önemli ölçüde giderdi. Buraya şehir merkezinden kalkan belediye otobüsleri ile de gidilebiliyor.

Çiçekli Köy (Bornova): İzmir-İstanbul karayolunun 20. kilometresinden sağa sapılarak Çiçekli Köy'e ulaşılabilir. Çam ağaçlarıyla kaplı bölgede, her türlü ihtiyaç karşılayabilecek tesisler ve piknik alanları mevcut

(Zaman)

Etiketler: izmin istanbul ankara gaziantep konya mersin piknik alanları türkiye piknik haritası

B

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Ana muhalefet

8/10/2008 · Kategori: Hayata Dair

Baykal neden katılmıyor?

08 Ekim 2008 / 08:38

CHP Genel Başkanı Baykal'ı şehit cenazelerinde neden görmüyoruz. Bakın Baykal bu konuda neler söyledi?

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a gazeteciler "neden şehit cenazesine katılmıyorsunuz?" diye sordu. Baykal'ın cevabı "katılmaz olur muyum?" oldu ve protokolde yer almadığını halkın içinde olduğunu söyledi.

CENAZEDE PROTOKOL MÜ OLUR?

Baykal, şehit cenazelerine katılmıyorsunuz, bu kasıtlı bir şey mi?'' sorusu üzerine de şunları söyledi:

''Katılmaz olur muyum. O gün ben olayı duyar duymaz yola çıktım, Ankara'ya geldim. Hemen şehit ailelerini aradım, telefonla görüştüm, duygularımı aktardım. Bu törenler artık olayın ağırlığını zaafa uğratan nitelik taşımaya başladı. Bu olayları siyasi şahsiyetlerin hegemonyası altında, onların yönlendirdiği olay halinde yaşamak galiba olayın özüne hiç uygun olmuyor. Orada mümkün olsa bir vatandaş olarak görülmeden, o üzüntüyü halkla birlikte paylaşmak en güzeli olacak. Ama orada kasıla kasıla protokol diye, cenazede protokol mü olur kardeşim? Protokol diye geçiyorsun oturuyorsun, herkes önünde. Nedir kardeşim, bu yaşanan olaylar nereden kaynaklanıyor? Bir tiyatro tarafı var. O görünüşün olayın ciddiyetiyle bağdaşmayan insanı rahatsız eden bir tarafı var.''

Baykal, ''tiyatro'' ifadesiyle neyi kast ettiği sorusunu ise ''Bir dayanışmayı paylaşmak durumundayız elbette, ama cenaze törenleri ile görevimizi yaptık gibi bir duygu içine girmeye kimse kendisini yönlendirmemelidir'' şeklinde yanıtladı.

Baykal, siyasetçilerin törenlerdeki tepkileri de daha doğal ve anlayışla karşılamaları gerektiği görüşünü dile getirdi.

KAYNAK:

http://www.habername.com/news_detail.php?id=9279

YORUM HAKKI

Sayın Deniz Baykal Usta bir muıhalif. Ömrünü muhalif olarak geçirmiş, her şeye bir bahane bulabilen usta siyasetçi. Bakın Şehit cenazelerine neden gelmediğini nasıl açıklıyor. Ben ön planda olmak istemiyorum, onuniçin cenaze törenlerine katılmıyorum diyor ama, cematin içinde arka saflardayım demiyor. 

Şehit cenazeleri camiden kaldırılıyor. Bu bir merasim değil, dini bir görev. Baykal’ın deyimi ile merasime katılmak demek camiye gelmek demektir. Camiye gelince vakit namazını da kılması gerekir. Halbuki Sayın Baykal inandığı Laikliğe göre camiye gelip namaz kılmaz. Cenaze merasimi olarak adlandırdığı cenaze namazında belki dikilir ama, vakit namazını kılsa bir türlü, kılmasa başka bir türlü. O’na oy verenlere nasıl açıklayacak. Onun için ben merasimlere gelmem halkın arasındayım derken camini dışında herhangi bir yerdeyim demek istiyor. Yani, Cami içinde herhangi bir yerde olmak  Sayın Baykal’ı bozar. Laiklik meselesi.  Ama bakın ne güzel kıvırıyor.

- Neredesin sayın Baykal.

-Halkın arasındayım.

- Nasıl yani arka saflardaki cemaatin arasında mı.

- Orasını karıştırma. Halkın arasındayım dedik ya … Karıştırma.

Tevile açık. Nasıl istersen öyle yorumla. Salla gitsin.

Kendisi bilir. Ahirette her şeyden hesaba çekildiğimizde, Sayın Baykal; Ben laiktim onun için bu işlerden uzak durdum diyerek kurtarabilir mi bilemeyiz…

Ahmet TÜRKAN

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

SALDIRGAN SİYASETİ

6/10/2008 · Kategori: Hayata Dair

Başörtüsüne neden karşılar
Posted in islam on Feb 11, 2008 at 9:07 PM

Müzik evrenseldir. Herkes dillerini bilmese de farklı müzikleri dinleyebilir. Çünkü müzikte bir ahenk vardır. Kulağınıza hoş geliyorsa dinlersiniz. Hoş gelmiyorsa kimse size zorla dinletemez. Zaten duymazsınız. Size hoş gelen müzkleri sesi kısıkta olsa dinler ve duygularınızı ortak edersiniz. Bazen sözlerini hiç anlamadığınız bir müzikle dans edebilirsiniz. Dilini anlamazsınız ama ruhunuz onda bir hoşnutluk bulur. İslamı anlamak ta böyledir. Ruhunuz da bir derinlik, manevi duygularınızda bir genişlik varsa kabul edersiniz veya kabul etmezsiniz. Kabul edenler duydukları hazzı sevdiklerine söylerler. İsteyen alır, istemeyen almaz. Din böyledir. Kimin nasibi ve hissesi varsa alır. Yoksa almaz. Alanları kıskanıp sindirmye çalışmaz. Bu bir inanç meselesidir. Ama tarihte MAALESEF böyle gelişmedi. İnanmak istemeyenler daima inananlar üzerinde baskı kurdular. Kendilerine ait olmayan bir şeyi başkasına da yar etmek istemediler. İslamın ilk yıllarındaki baskı ve zulmü hatırlayın. Hicrete kada uzanan zulüm basamakları ardından toptan imha etmek isteği ile yapılan savaşlar. Bu gününü modern toplumlarında açık din savaşları yaşanmıyor gibi görünsede aslında geri planda din savaşları vardır. İnananlar ile inanmayanlar arasındaki savaş kıyamete kadar devam edecektir. Bu Kur'an ayeti ile sabittir. Bunu bizleri yaratan biliyor ve haber veriyor. Müslümanlara düşen güzelce sabretmek ve belalara gerekirse münasip şekilde cevap vermektir. Bu savaşı inananlar başlatmıyor. Bu savaşı inanmayanlar başlatıp sürdürüyorlar. Hz. Musa'yı Mısırdan çıkaranlar, Hz. İsa^'yı çarmıha gerenler, Hz. Muhammed'i hicret etmek zorunda bırakanlar işte bu inançsızlar güruhudur. Bu gün güzelim memleketimizde bir başörtüsü sorunu yaşanıyor. İnanın bunu inananlar tetiklemiyor. Mahalle baskısı sloganını inananlar uydurmadı.10.02.2008 tarihinde Mehmet Ali Birand'ın 32. gününde başı kapalıları istemiyoruz diye bağıranlar, Üniversitelere girerlerse derslere girmeyeceğiz diye bağıran Öğretim görevlileri, Biz istemedikçe kanunlar değişmez diye haykıran Türkan SAYLAN ve taraftarları. Ne demek istiyorsunuz. Mahalle baskısını yapanlar kimler acaba. Bu zulüm ve baskının sebebi nedir. Demokrasi sadece sizin içinmi var. %80 - %20 ye boğun eğmek zorundamı. Bu rakamları da siz icat ettiniz. İnsanlarımızı siz gruplara ayırp matematiksel oaranlamalara tabi tuttunuz. Peki müslümalarda (başı açık olanların içindede pekçok inanan var ama sizin istatiklerinizde inançsız görünüyor ve kendinize benzetiyorsunuz) sizin gibi kaba saba davranmaya kalkarlar ise aynı tavrı göstermeye kalkarlar ise o zaman ne yaparsınız. Şöyle düşünün Müslümanlar bunca eziyetinize rağmen hala ses çıkartmıyorsa bu sizden korktukları için değil Alemleri yaratan Allah'tan korktukları içindir. Çünkü İslamda başkasına eziyet yoktur. Bunu siz anlamazsınız. Keşke anlasanız. O zaman hiç problem kalmayacak. İsteyen istediği gibi yaşayacak. Bu dünya imtihan yeridir. Ceza ve mükafat burada değildir. Herkes yaptığının karşılığını imtihan bitince görecek. Onun için herkes serbesttir. Müslümanlar bunu biliyor ve başkalarının yaşantısına karışmıyor. Sadece gerektiğinde tavsiye ediyorlar. Ama siz buna mahalle baskısı diyorsunuz. Siz bunları bilmediğiniz için saldırıyorsunuz. Yazık sadece yazık. Hem size hem ülkeye yazık. Anayasada tüm maddeler gayet açık. Ama siz istediğiniz gibi yorumluyorsunuz. Üstelik pervasızca sesiniz çok çıktığı için galipmiş gibi görünüyorsunuz. Esas galip olan Allah'tır. Çünkü O her şeyin gerçek sahibidir. Hiç olmazsa Meclis İradesine saygınız olsun.
Ahmet TÜRKAN

NOT: Bu yazımı 11 Şubat 2008 tarihinde

http://www.imeem.com/ahmetturkan/blogs/2008/02/11/YOrkw9Ql/bartsne_neden_karlar

adresimde yayınlamıştım. www.imeem.com ' Türkiye'den erişimin engellenmesi dolayısı ile bu siteme aldım.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

BANA BİRŞEY OLMAZ; "DEMEYİN"

4/5/2008 · Kategori: Hayata Dair

Kocaeli İnanç özgürlüğü platformunun 159.hafta eylemi 03.05.2008 tarihinde İzmit Saadetin Yalım parkında gerçekleşti. Platform adına açıklama yapan MAZLUMDER gönüllüsü Zozan Güney aşağıdaki metni sundu
 
Başörtüsüne özgürlük eylemlerimizin bir yılı daha geride bırakmasının ardından bu alanlarda sürdürdüğümüz hak ve adalet mücadelemize devam ediyoruz.
 
Birileri halkın temel hak ve özgürlüklerini hiçe sayarak siyaset güderken, politika geliştirebilirken, birileri de varmış gibi davranarak bu hak ve özgürlükler üzerinden nemalanma gayreti içerisinde oldu. Kimin başörtüsü yasağı ile nasıl bir plan içinde olduğunu her fırsatta deşifre ettik bu alanlarda. Kendi siyasi gündemleri içerisinde, gündemleri tükenmişken ve yaptıklar kirli işleri ötrem hevesi içerisindeyken de her zaman joker olarak kullanacak bir yasakları oldu yastık altlarında. Bu İslami kesim üzerinde başörtüsü şeklinde tezahür ederken, sol kesim üzerinde düşüncesini ve ideolojisini baskılama şeklinde tezahür ediyor.
 
Bu bumerankta bugün bana, yarın san, öbür gün ona uzanan bıçak herkesi yaralıyor. İş bunun bir zihniyet öteleme meselesi olduğunu anlaya bilme ve eğer susulursa bir gün susanı da vuracağı gerçekliğidir.
 
Şeffaflığı kalmamış, derine inmiş sonra derinliği de kirli bir şekilde ifşa olmuş Devletin baskı, dayatma ile halk üzerinde tahakküm kurarak varlığını güçlendirmeye çalıştığı görülüyor. Başörtüsü yasağı çözülürse halk arasında çatışma çıkar, tan doğanda birileri toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanırken İzmit de başkaları tamda bunun tersi bir fikirde yürüyüş düzenlerse kaos çıkar, 1 Mayıs İşçi Bayramı taksimde kutlanırsa çatışma çıkar diyen Devletimiz korkuları ile yüzleşmeli ve aslında kaos ve çatışmanın baskı ve dayatmalarla olduğunu görmelidir. 1 Mayıs da alanlar Devletin gövde gösterisine dönüşmüştür. Adeta show yapan emniyet güçlerinin müdahaleleri alanlarda bulunan, hastane acilinde bulunan insanları sivil toplum kuruluşlarının binalarının içinde bulana insanları etkilemiştir.
 
 Krizin muhatabı olan AKP Hükümeti Şemdinli olayında, 301. Madde konusunda, Hrant Dink cinayetinde Devletin sopasını göstermesi ile bu konuların sonunu getirememişti. 1 Mayıs dan da, bu görüntü ve tablo ile yenik çıktı. Her şeyle ve herkesle, tüm yasak ve dayatmalarla yüzleşebilen Hükümetler ancak gerçek anlamda iktidar olur ve yine halkın temel hak ve özgürlüklerini koruyan, halka boyun eğdiren halkın hizmetinde boyun eğen Devletler Devlet olabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşüne abartılı bir şekilde müdahale edenleri tıpkı geçtiğimiz yıl Başörtüsüne Özgürlük yürüyüşümüze müdahale edenler gibi kınıyoruz.
 
Bununla birlikte kimin gerçek anlamada hak ve özgürlüklerin bencilce istemeyen, kendine demokratlar olup olmadığını da bu mesel üzerinde görüyoruz. Bir kısım köşe yazarlarımız geçtiğimiz yıl polisin bizlere coplu ve biber gazlı müdahalesinin ardından "Niye izinsiz gösteri yapıyorsunuz" gibi mantıksız yorumlarda bulunarak bizlere müdahale edenlere alkış tutmuşlardı. Beylerin 1 Mayıs müdahalesine tepki göstermeleri güzel. Ancak kendinden olmayan düşüncelere de müdahaleyi kınamaları için daha çok hak ve özgürlük dersleri almaları gerektiği gözüküyor. Aksi halde sizin hak ve özgürlük anlayışınız inandırıcılığını yitirir.
Kim yaparsa yapsın, kim tarafından yapılırsa yapılsın zorbalık ve dayatmanın karşısında olacağız ve gerçek anlamada hak ve özgürlüklerin tesisi için mücadelemizi sürdüreceğiz.
 
MAZLUMDER Kocaeli Şube Gönüllüsü Zozan GÜNAY

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::