Müzik evrenseldir. Herkes dillerini bilmese de farklı müzikleri dinleyebilir. Çünkü müzikte bir ahenk vardır. Kulağınıza hoş geliyorsa dinlersiniz. Hoş gelmiyorsa kimse size zorla dinletemez. Zaten duymazsınız. Size hoş gelen müzkleri sesi kısıkta olsa dinler ve duygularınızı ortak edersiniz. Bazen sözlerini hiç anlamadığınız bir müzikle dans edebilirsiniz. Dilini anlamazsınız ama ruhunuz onda bir hoşnutluk bulur. İslamı anlamak ta böyledir. Ruhunuz da bir derinlik, manevi duygularınızda bir genişlik varsa kabul edersiniz veya kabul etmezsiniz. Kabul edenler duydukları hazzı sevdiklerine söylerler. İsteyen alır, istemeyen almaz. Din böyledir. Kimin nasibi ve hissesi varsa alır. Yoksa almaz. Alanları kıskanıp sindirmye çalışmaz. Bu bir inanç meselesidir. Ama tarihte MAALESEF böyle gelişmedi. İnanmak istemeyenler daima inananlar üzerinde baskı kurdular. Kendilerine ait olmayan bir şeyi başkasına da yar etmek istemediler. İslamın ilk yıllarındaki baskı ve zulmü hatırlayın. Hicrete kada uzanan zulüm basamakları ardından toptan imha etmek isteği ile yapılan savaşlar. Bu gününü modern toplumlarında açık din savaşları yaşanmıyor gibi görünsede aslında geri planda din savaşları vardır. İnananlar ile inanmayanlar arasındaki savaş kıyamete kadar devam edecektir. Bu Kur'an ayeti ile sabittir. Bunu bizleri yaratan biliyor ve haber veriyor. Müslümanlara düşen güzelce sabretmek ve belalara gerekirse münasip şekilde cevap vermektir. Bu savaşı inananlar başlatmıyor. Bu savaşı inanmayanlar başlatıp sürdürüyorlar. Hz. Musa'yı Mısırdan çıkaranlar, Hz. İsa^'yı çarmıha gerenler, Hz. Muhammed'i hicret etmek zorunda bırakanlar işte bu inançsızlar güruhudur. Bu gün güzelim memleketimizde bir başörtüsü sorunu yaşanıyor. İnanın bunu inananlar tetiklemiyor. Mahalle baskısı sloganını inananlar uydurmadı.10.02.2008 tarihinde Mehmet Ali Birand'ın 32. gününde başı kapalıları istemiyoruz diye bağıranlar, Üniversitelere girerlerse derslere girmeyeceğiz diye bağıran Öğretim görevlileri, Biz istemedikçe kanunlar değişmez diye haykıran Türkan SAYLAN ve taraftarları. Ne demek istiyorsunuz. Mahalle baskısını yapanlar kimler acaba. Bu zulüm ve baskının sebebi nedir. Demokrasi sadece sizin içinmi var. %80 - %20 ye boğun eğmek zorundamı. Bu rakamları da siz icat ettiniz. İnsanlarımızı siz gruplara ayırp matematiksel oaranlamalara tabi tuttunuz. Peki müslümalarda (başı açık olanların içindede pekçok inanan var ama sizin istatiklerinizde inançsız görünüyor ve kendinize benzetiyorsunuz) sizin gibi kaba saba davranmaya kalkarlar ise aynı tavrı göstermeye kalkarlar ise o zaman ne yaparsınız. Şöyle düşünün Müslümanlar bunca eziyetinize rağmen hala ses çıkartmıyorsa bu sizden korktukları için değil Alemleri yaratan Allah'tan korktukları içindir. Çünkü İslamda başkasına eziyet yoktur. Bunu siz anlamazsınız. Keşke anlasanız. O zaman hiç problem kalmayacak. İsteyen istediği gibi yaşayacak. Bu dünya imtihan yeridir. Ceza ve mükafat burada değildir. Herkes yaptığının karşılığını imtihan bitince görecek. Onun için herkes serbesttir. Müslümanlar bunu biliyor ve başkalarının yaşantısına karışmıyor. Sadece gerektiğinde tavsiye ediyorlar. Ama siz buna mahalle baskısı diyorsunuz. Siz bunları bilmediğiniz için saldırıyorsunuz. Yazık sadece yazık. Hem size hem ülkeye yazık. Anayasada tüm maddeler gayet açık. Ama siz istediğiniz gibi yorumluyorsunuz. Üstelik pervasızca sesiniz çok çıktığı için galipmiş gibi görünüyorsunuz. Esas galip olan Allah'tır. Çünkü O her şeyin gerçek sahibidir. Hiç olmazsa Meclis İradesine saygınız olsun.
Ahmet TÜRKAN
NOT: Bu yazımı 11 Şubat 2008 tarihinde
http://www.imeem.com/ahmetturkan/blogs/2008/02/11/YOrkw9Ql/bartsne_neden_karlar
adresimde yayınlamıştım. www.imeem.com ' Türkiye'den erişimin engellenmesi dolayısı ile bu siteme aldım.